igaranti

Tatil yapmak isteyenlere çam sakızı çoban armağanı: Sakız Adası gezi rehberi


23 Temmuz 2018

Hem sazımızın hem sözümüzün ortak olduğu komşu memleket Yunanistan, birbirinden güzel adalarıyla tatil hayallerimizi süslemeye devam ediyor. Halkidiki ve Kos‘tan sonra seni bu kez de Çeşme’nin tam karşısında arz-ı endam eden Sakız Adası’na götürelim mi?

 

Yunanistan’ın beşinci büyük adası Sakız, Türkiye’den ulaşımın en rahat ve kolay olduğu Yunan adalarından biri. Ada bize o kadar yakın ki sanki Çeşme Fener Burnu‘ndan bir selam çaksan karşılığını alacakmışsın gibi hissedebilirsin. Bildin, hem fiziksel hem ruhsal yakınlıktan söz ediyoruz. Yunan adalarını gözümüzde böylesine çekici yapan da bu değil mi zaten?

Kısa kısa Sakız

  • Türkçe adıyla Sakız, Rumca adıya Khíos (‘hios’ diye okunuyor), Çeşme’nin 7 kilometre açığında 842 bin kilometrekare yüzölçüme ve 52 bin nüfusa sahip, beş bölgeden oluşan bir ada.
  • Yapılan araştırmalar adada Neolitik Çağ’dan (M.Ö. 6000 – M.Ö. 1000) bu yana kültürel ve ekonomik bir yaşam olduğunu ortaya koyuyor.
  • Ada yüzyıllar içinde Büyük İskender, Roma, Bizans, Cenovalılar ve Osmanlılar da olmak üzere birçok farklı kültürün hakimiyeti altına girmiş. 1912’den beri Yunanistan’a ait olan ada İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman işgalini de yaşamış. Adada tüm bu farklı kültürlerin günümüze kadar yansıyan izlerini görmek mümkün.
  • Önceki maddede anlattığımız sebepten Sakız adası o çok aşina olduğumuz klasik bir Yunan adası görüntüsünde değil. Birbirine benzer yapıda mavi beyaz evler yerine Orta Çağ’dan kalma köyler ve onların aslına uygun olarak restore edilmiş binalarını bulacaksın.
  • Ada halkı saat 14.00 ile 18.00 arasında siesta yapıyor. Bu saatler arasında açık bir dükkan bulamazsın.
  • Sakız Adası dünyada sakız ağaçlarının yetiştirildiği ve damla sakızı üretiminin yapıldığı tek yer. Önceden 4 milyona yakın sakız ağacı varken 2012’de çıkan ve 3 gün boyunca devam eden orman yangını yüzünden ağaçlarının yüzde 40’ını yitirmiş. Bu kaybın ancak 50 yıl içinde telafi edilebileceği öngörülüyor.
  • Bakımı oldukça zahmetli olan sakız ağacından bir senede yaklaşık 320 gr damla sakızı elde ediyor. Yaz ayları yaklaşırken sakız ağaçlarının çevresine geniş bir daire çizilip etrafı temizlenip düzleştiriliyor. Düzleştirilen alana beyaz killi toprak seriliyor. Sonra da ağacın dalları ve gövdesine küçük yarıklar açılarak 5-6 hafta boyunca reçinesinin akması bekleniyor. Beyaz killi toprağın üzerine üzerine akan reçine özenle toplanıp sonra elek yardımıyla temizlenip Güneş’te kurutuluyor ve yarı saydam damlacıklar haline getiriliyor. 10. yüzyıldan bu yana Avrupa’nın her yerine taşınan damla sakızı diş macunu, el-yüz kremi, reçel, macun, şarap, rakı, likör, şeker, sakız ve gazoz yapımında kullanılıyor.
  • Adanın sakızdan sonraki gelir kaynakları sırasıyla; turunçgiller, zeytinyağı, uzo, vişne ve incir.
  • İlyada ve Odise’nin yazarı Homeros‘un Sakız adasında doğduğuna ve bu destanları adada yazdığına inanılıyor.

 

Sakız’a nasıl gidilir?

Sakız’a Çeşme’den yapılan feribot ve arabalı feribot seferleriyle ulaşılıyor. Yaz dönemindeki yoğunluk yüzünden feribot biletlerini önceden online olarak almanı öneririz. Adanın bir havaalanı da var ancak adaya Türkiye’den direkt uçuş yok. Eğer istersen İstanbul ve İzmir’den Atina aktarmalı uçuşları tercih edebilirsin.

Adaya Schengen vizesiyle gidebileceğin gibi birkaç gün önceden başvurunu yapmak kaydıyla kapı vizesi de alabilirsin.

Adada ulaşım

Sakız’da adanın tüm köylerine giden belediye otobüslerini ve taksileri kullanabilirsin. Ancak otobüslerin sık çalışmadığını söylemeliyiz. Eğer Sakız’ın tüm güzelliklerine gönlünce vakit ayırmak istersen ya adaya araçla geçmeni ya da adadan bir motorsiklet veya otomobil kiralamanı öneririz.

Sakız’da nerede konaklanır, ne yenir, ne içilir?

Bir Mikonos ya da Santorini kadar popüler olmadığı için Sakız sana bütçene uygun konaklama ve yeme-içme alternatifleri sunacak.

Eğer “seçeneklerim bol olsun, her şeye hemen ulaşabileyim” diyorsan konaklamak için şehir merkezini tercih edebilirsin. Ancak şehrin büyük köylerinden Karfas, Pirgi ve Mesta’dan da çok memnun olacağından eminiz.

Yunanistan’ın ‘mekanımıza hoş geldin’ deme şekli olan soğuk su ikramı Sakız adasında da hemen her kafe ve restoranda yapılıyor. Yemeklerden dostlarımızın mükemmel yaptığı musakkayı, kabak kızartmasını, kabak çiçeği ve soğan dolmalarını, ahtapot, kalamar ve karides çeşitlerini, bir de kaparili ve beyaz peynirli Yunan salatasını öneriyoruz.

Sakızlı soda ve sakızlı likör ise favori içeceklerimiz…

Nereleri görmeden dönmemeli?

Sakız, farklı gezi rotaları çizebileceğin büyük bir ada. Eğer şehri ikiye ayırmak istersen güney ve kuzey ada turlarına birer gün ayırman gerekebilir. Merkezi şöyle bir dolaşıp sakızlı ürünler satan dükkanları ve tarihi kahveleri ziyaret etmeni öneririz. Ardından gezini güney ada turuyla başlatabilirsin.

Sakız’ın güneyinde sakız ağaçları bulunuyor. Yüzyıllardır damla sakızı yetiştiren ada halkı, sık sık korsan istilasına uğrayan köylerini koruyabilmek için yaşam alanlarının etrafını surlarla çevirmiş. Kapısı kapanınca kaleye dönen köyler, insanlar bir damdan diğerine kolayca atlasın diye daracık yapılmış sokaklardan, çatısız evlerden ve gözetleme kulelerinden oluşuyor.

  • Pirgi: Bu rotada mutlaka ziyaret etmen gereken köylerden ilki, dar sokakları ve geometrik desenlere sahip evleriyle ünlü Pirgi. Orta Çağ’dan kalma bu evlerin her birinde farklı bir anlama gelen geometrik desen (Rumcası xysta) bulunuyor. Pirgi’de kendini bir tablonun içinde gibi hissedebilirsin.
  • Mesta: Tarihi 13. yüzyıla uzanan Mesta, 250 kişinin yaşadığı, Yunanistan’ın en önemli 10 kilisesinden biri olan Taksiyarhis Kilisesi‘ne ev sahipliği eden, adanın yerel içkisi incir rakısı Suma’nın üretildiği bir kale köy.
  • Armolia: Seramik ve seramik işçiliği ile ünlenen Armolia’da güzel bir alışveriş yapabilirsin.
  • Elinda Koyu: Turkuaz renkli denizi güzel manzarasıyla bu bakir koyda unutulmaz bir deniz keyfi yapabilirsin.
  • Mavra Volia Plajı: Emporio Limanı’nın hemen yanında bulunan Mavra Volia, volkanik siyah taşlarıyla popüler olmuş bir plaj.

Adanın güneye nazaran daha bakir kalan ve pek de turistik olmayan kuzey bölümünde, deniz kıyısı olan köyler bulunuyor.

  • Lagkada: Ufak tefek evleri ve salaş restoranlarıyla şirin bir balıkçı köyü olan Lagkada’da bir öğlen ya da akşam yemeği için mola vermelisin.
  • Marmaro: Adanın kuzeybatısındaki Marmaro yat limanı ile sahil güvenlik birimi olan sessiz ve sakin bir köy. Heykeltıraş Apartis’in imzasını taşıyan meşhur ‘Denizci’ heykeli bu köyde bulunuyor.

1 maruzatımız var:

Sakız Adası, sakız üretimi için devlet desteği aldığından harika ürünlere sahip lokal markalar yaratabilmiş. Adanın dükkanlarında sakız içerikli kozmetik ürünleri, sakızlı tatlılar, sakızlı kahve, sakızlı soda ve hatta sakızlı sakız bile bulabilirsin! “Çam sakızı çoban armağanı” deyip geçme, damla sakızı içerikli bir ürün, eşe dosta verebileceğin en kıymetli hediye.