igaranti

VİZE YOK, LEZZET ÇOK: LVIV’DE UZUN HAFTA SONU TATİLİ


4 Mart 2018

Yurtdışı tatilinin en sıkıcı tarafı vizeyle uğraşmak, biliyoruz. Bu yüzden, sana bugün Avrupa’da, vizesiz gidebileceğin, yiyip içmenin ve gezmenin oldukça ucuz olduğu bir yerden bahsedeceğiz: Ukrayna’nın kültür başkenti Lviv.

 

Ukrayna, aklımıza ilk olarak Kiev ve Odesa şehirlerini getiren, duymaya alıştığımız kış tatili destinasyonları arasında olmayan bir ülke. Fakat Polonya sınırında öyle güzel bir kenti var ki, hem kültürü hem tarihi hem de yemekleriyle bizi büyüledi. Adını kurucusu Galiçyalı Kral Daniel’ın oğlu Leo’dan alan bu kent, Lviv. Ukrayna’nın kültür merkezlerinden biri olan Lviv’in nüfusu 727 bin.

Tarihi ve kültürüyle Lviv

 

Ülkenin kuzeybatısında bulunan kent, tarihi Galiçya bölgesinin de merkezi olarak kabul ediliyor. Tarihte Polonya Krallığı ile Avusturya-Macaristan İmparatorluğu‘nun da parçası olan kent, İkinci Dünya Savaşı’nda hem Rusların hem de Almanların işgaline dayanmış. 1946’dan 1991’e kadar Sovyetler Birliği‘nin idaresinde kalan şehir, Ukrayna’nın bağımsızlığını kazanmasında da önemli bir rol oynamış. Sözün özü, Lviv’in Avrupa tarihinde önemli bir yeri var.

Bunca farklı kültürün etkisi, şehrin mimarisine de yansımış. Yapılarında daha çok Avusturya ve Alman etkisi de olsa, Lviv Fransız ve İtalyanların yaptığı binalarıyla da göz kamaştırıyor. Kimisi onarılmış, kimisi yeniden yapılmış olsa, Lviv’in 13 ile 18. yüzyıl arasında, Polonya yönetimi altındayken yapılmış pek çok kilisesi var. 1527 ve 1556’daki yangınlarda Gotik stildeki yapılarının çoğunu kaybetmiş de olsa, Rönesans, Barok ve Klasik stildeki birçok yapısı hala ayakta.

Unesco Dünya Mirası Listesi‘nde de yer alan Lviv, aynı zamanda bir üniversite kenti. Bu sebeple, pek çok Avrupa kentinin aksine, geceleri de gündüzleri kadar hareketli.

1 Türk Lirası = 7 Hryvnia*

Lviv’i bu kadar çekici bir tatil merkezi yapan bir başka şey de, hayatın oldukça ucuz olması. Son yıllarda oldukça değer kaybeden Ukrayna Hryvnia’sına göre, Türk Lirası şu an yedi kat daha avantajlı durumda. Bu durum yabancı markalara ve teknolojik ürünlere çok fazla yansımasa da, Lviv’de karnını Türkiye’dekinin yedi katı ucuza doyuracağının garantisini verebiliriz. Küçük bir not; döviz kurlarının alış ve satış fiyatları şehir merkezinde de, havaalanındaki döviz bürosunda da aynı.

*’Grivna’ diye okunuyor, “UAH” şeklinde kısaltılıyor.

 

Lviv’de ulaşım

Türkiye’den Lviv’e, İstanbul’dan yapılan uçuşlarla gidebilirsin. Atatürk Havalimanı ile Lviv Danylo Halytskyi Uluslararası Havaalanı arasındaki yolculuğun yaklaşık olarak iki saat sürecek. Lviv’in merkezi yürüyerek keşfedebileceğin büyüklükte olduğu için otomobile hiç ihtiyacın olmayacak. Havaalanından şehir merkezine otobüs veya taksi ile gelebilir (taksi aşağı yukarı 200 UAH tutacak), merkezdeki gezilerini de yürüyerek yapabilirsin.

İhtiyacın olduğunda, şehir içindeki otobüs ve troleybüsler işini görecektir. Dilediğinde, Uber de çağırabilirsin. Bir otobüs biletinin 3 Hryvnia, yani 40 kuruş olduğu bir yerden bahsediyoruz!

Görmeden dönmemen gereken 10 yer

 

1- Opera ve Bale Binası: 1897’de inşa edilen Lviv Opera Binası, sana kendini bir film sahnesindeymişsin gibi hissettirecek. Gitmişken bir etkinlik de izlemek istersen, web sitesindeki takvimi kontrol edebilirsin.

2- Rynok (Pazar) Meydanı: 17 ve 18. Yüzyıla ait Rönesans ve Gotik mimarinin örneklerine rastlayabileceğin bu meydan, şehrin kalbi niteliğinde. Neredeyse, 500 yıldır Lviv’in siyasal, kültürel, kamusal merkezi olarak kabul edilen meydanda birçok restoran, kafe ve bar da bulunuyor.

3- Belediye Sarayı: Meydanın tam ortasında bulunuyor. Yaklaşık 400 basamak tırmandıktan sonra seni şehrin büyüleyici kuşbakışı görüntüsüyle buluşturan bir kulesi de var. Bu kuleye kış aylarında çıkıp meydandaki buz pateninde kayan insanları tepeden izlemek bir harika.

4- Dominican Katedrali ve Manastırı: Meydanın tam arkasında kalan katedral ilk olarak 12. yy’da yapılmış, seneler içinde yeniden inşa edilmiş.

5- Potocki Sarayı: Ukrayna’daki en güzel Fransız binası olarak kabul edilen Potocki Sarayı, şehir merkezinin yürüyerek 10 dakika dışında. Eskiden nikah dairesi olarak kullanılan bina, artık bir sanat galerisi.

6- Bernardine Kilisesi: Meydanın güneyinde kalan kilise, Barok stilinde inşa edilmiş. Gündüzleri sergilediği ihtişamına geceleri aydınlatması da ekleniyor.

7- Lychakiv Mezarlığı: 18. yüzyıldan beri şehrin entelektüelleri ile orta ve üst sınıflarının gömüldüğü bu mezarlıkta tam 400 bin tane mezar bulunuyor. Her bir mezar taşının ayrı bir sanat eseri olduğu Lychakiv’i bir müze gibi gezmek gerek. Asırlık ağaçlarının rüzgarda çıkardığı ses biraz ürkütücü de gelse, arada sırada önüne sıçrayan minik sincaplar seni gülümsetecek.

8- Yerel Mimari ve Kırsal Yaşam Müzesi: 1971’de yerel işçilikle üretilmiş ahşap yapıları korumanın yanı sıra kırsal yaşantıyı ve etnografik ögeleri sergilemek amacıyla kurulan müze (İngilizce adıyla “Museum of Folk Architecture and Rural Life”), 60 hektara yayılan alanıyla Avrupa’nın en geniş açık hava müzelerinden biri. Akşamları saat 19.00’a kadar açık olan bu müzeye en az bir buçuk saat ayırmak gerek.

9- Kayıp Oyuncaklar Avlusu: Rynok Meydanı’ndan yürüyerek 10 dakika mesafede olan bu avlunun enteresan bir hikayesi var. Yıllar önce avluda unutulan iki oyuncak, “belki sahibi gelip alır” düşüncesiyle sergilenmeye başlıyor. Kimse gelmeyince, oyuncaklara çevrede unutulup kaybedilmiş başkaları da ekleniyor ve bir koleksiyon oluşturuluyor.

10- Shevchenka Bulvarı: Shevchenka, Lviv’in alışveriş bölgesi. On beş dakikada yürünüp bitirilecek bir cadde.

11- Territory of Terror Müzesi: Merkezin biraz dışında olan müze, Lviv’in totaliter rejimlerle yönetildiği dönemleri yansıtıyor. Sovyet döneminde hapishane olarak kullanılmış.

Ve işte en güzel kısım: Lviv’de nerede ne yiyip içmeli?

Lviv’de öğünlerinin günde 6’ya çıkması işten bile değil. Bize sorarsan elini korkak alıştırma ve çekinmeden her şeyin tadına bak. Nasıl olsa sürekli gezeceksin, hareket ve yemek birbirini dengeler!

1- Mons Pius: Burası, şehrin en sevilen iki restoranından biri. Etkileyici bir avluya sahip restoranda etin her çeşidini deneyebilirsin. (Lesi Ukrainky Sokağı, No: 14)

2- 2. Kumpel: Mons Pius’la birlikte Lviv’in yüksek puanlı restoranları arasında. Dana şinitzel ve Goulash çorbası çok meşhur. (Volodymyra Vynnychenka Sokağı, No: 6)

3- Tante Sophie: Lviv’in Fransız restoranı Tante Sophie, ördek eti ve beyaz şaraplı makarnasıyla ünlü. (Drukarska Sokağı, No: 6)

4- Atlas: Meydanda bulunan Atlas’ın, şehirle bütünleşen, nostaljik bir iç dekorasyonu var. Borscht çorbası ile tiramisusunu denemeye değer. (Rynok Meydanı, No: 45)

5- The Most Expensive Galician Restaurant: Burası, menüdeki fiyatlarının bir sıfır fazla olmasıyla ünlü, şakacı bir restoran. Ödeme anında hesaptan bir sıfır atılıyor, merak etme.  (Rynok Meydanı, No: 14)

6- Felicita: Lviv’in en leziz pizzaları burada. Ayrıca servis o kadar hızlı ki, mutfağı ve o yiğit aşçıyı görmek isteyebilirsin. (Mitskevicha Meydanı, No: 1)

7- Baczewski: Kuş sesleri ve piyano eşliğinde kahvaltı etmeye ne dersin? Botanik bahçesine benzeyen bu tatlı mekanda harika bir sabah kahvaltısı edebilirsin. Akşam yemekleri için rezervasyon gerektiğini hatırlatalım. (Shevska Sokağı, No: 8)

8- Cukor: Tüm gün kahvaltı edebileceğin Cukor’un poşe yumurtalı avokado tostu ve böğürtlenli pancake’i harika. (İki şubesi var, biri meydana yakın Kriva Lipa Sokağı’ndaki 3 numara, diğeri de yürüme mesafesindeki Bratyev Rogatintsiv Sokağı’ndaki 21 numara. İkincisi biraz daha büyük.)

9- Lviv Coffee Mining Manufacture: Burası, Lviv’deki en büyük kafe. 1675’te açılan mekanın, baret takarak gezebileceğin bir mahzeni de bulunuyor. Oturup içebileceğin leziz kahvelerini, dilersen eve götürmek için de alabilirsin. Ayrıca, kahve ekipmanları ve hediyelik eşyalar da satın alabileceğin bir mağazaları var. (Rynok Meydanı, No: 10)

10- Lviv Handmade Chocolate: Burası öyle bir yer ki, içinden hiç çıkmak istemeyeceksin. Lviv’in el yapımı çikolatacısı Lviv Handmade Chocolate’ın birbirinden leziz çikolatalarını tadınca kendine “E peki benim şimdiye dek yediklerim neydi?” diye sorabilirsin! Aromaların ve baş döndürücü kokuların birbirine karıştığı bu güzel yerin duvarlarında da öyle harika illüstrasyonlar var ki sorma gitsin! Sözün kısası, Lviv Handmade Chocolate’ta tüm duyularına hitap eden harika bir deneyim yaşayacaksın. (Serbska Sokağı, No: 3)

11- Gasova Lampa: Her bir restoranı farklı bir konseptte olan Lviv’de, “Viennese” diye de bilinen gaz lambasının mucitleri Jan Zech ve Ignacy Lukasiewicz’ın anısına açılmış bir restoran bile var. Seni elinde gaz lambasıyla, smokinli bir beyefendinin karşılayacağı restoran, aynı zamanda bir müze. Ayrıca, çeşit çeşit likörlerin olduğu bir laboratuvar ile hediyelik eşya alabileceğin bir dükkanı da bulunuyor. (Virmenska Sokağı, No: 20)

12- Pravda Beer Theatre: Lviv’in birçok uluslararası yarışmadan ödül kazanan envai çeşit birası, Pravda’da. 19.00-22.00 arasında canlı jazz müzik de dinleyebileceğin Pravda’dan hediyelik eşya alışverişi de yapabilirsin. (Rynok Meydanı, No: 32)

13- Kryivka: Eskiden bir sığınak ve yeraltı mühimmat deposu olan Kryivka, artık bir kafe ve bar. Fakat içeriye öyle elini kolunu sallayarak giremiyorsun. Kapıyı çaldığında bir asker açıyor ve sana Ukrayna dilinde parolayı soruyor. Cevabın “Slava Ukraine” yani “Yaşasın Ukraynalı” olmalı. (Rynok Meydanı, No: 14)

14- BONUS: Split: Split, Lviv’in belki de en lüks restoranı. Füzyon mutfağına sahip bu restoranda gelen her tabak bir sanat eseri. Şarapları ve tatlılarını da denemeni öneririz. (Mickiewicz Meydanı, No: 6-7)

İyi tatiller!

1 vizesiz destinasyon daha:

Kolayca gidip az para harcayarak tatil yapabileceğin bir yer arıyorsan, Adriyatik kıyılarının en güzel manzarasına sahip Karadağ’ı da düşünebilirsin. Yola çıkmadan önce, Karadağ gezi rehberi yazımızı okumayı unutma.