igaranti

Hedonizm 101: “Sefam olsun oh, oh”


28 Temmuz 2017

 

Hayata giriş derslerimiz, yani 101 serimiz devam ediyor. Bugünkü menüde hedonizm (hazcılık) var.

Neden haz haizi olalım?

Sokrates‘in öğrencilerinden Aristippos‘un öğretisi olan hedonizm, hazzın yaşamın yegane amacının zevk almak ve mutluluk olduğunu savunan felsefi görüşün adı. “Haz = mutlak iyi” eşitliği üzerine kurulu olan hedonizm, insana “tüm eylemlerin hazza çıksın, daima haz verene yönel” diyor. Bu bağlamda, faydacılığın alt felsefelerinden biri olarak kabul edebileceğimiz hedonizm, Aydınlanma Çağı‘yla birlikte etkisini yitirmiş.

Aristippos: “Acı yok Rocky”

Aristippos, her davranışımızı mutlu olma isteğiyle açıklar. Hazzı, yaşamın bir numaralı gereği olarak kabul edip insanı insan yapanın duyguları olduğunu söyler. Acıyı ise mutlak kötü olarak görür. İşte bu yüzden, insana acıdan daima kaçmasını salık verir.

Epikür: “Önce bilgi”

 Epikür, hazcılığı 2.0’a yükseltip devam ettiren filozoflardan biri. Aristippos’tan farklı olarak, bedensel zevkleri tinsel zevklerle de destekler. Hazzı hayatın merkezine koyarken, onun makbul olanının da sürekli olan olduğunu söyler. Sürekli olan hazza ise bilgelikle ulaşılabileceğini söyler. Epikür’e göre, bilgiyle donanmamış bir beynin tatmini sınırlıdır ve sürekli hazza ulaşamaz.

Epikür, insanın tamamen doğasından gelen ve doğal olduğu için elzem de olan hazları; yemek, içmek ve üremek olarak sıralar. Ona göre, insanın doğasından gelmeyen ve gereksiz olan hazlar ise zenginlik ve mülkiyettir.

Epikür, hayattan alınan zevki artırmak için, ölüm korkusundan da arınmak gerektiğini söyler. “Ölüm varken ben yokum, ben varken ölüm yok” sözünün, tüm Epikürcülerin desturu olmasının sebebi de bu galiba!

Bir hedonistin sözleri

Hedonizmi yaşam biçimi olarak benimsemiş kimseleri anlatacak meşhur bir hikaye vardır. Bir hedonistin kafasının nasıl çalıştığını anlatması açısından oldukça etkili:

Bir kadın, meşhur bir sporcuya yaklaşarak “Küçük bir bebeğim var, çok hasta ve ölmek üzere. Hastane masraflarını karşılayabilmem için bana biraz para verebilir misiniz?” der. Sporcu, kadına yüklü bir miktar yazdığı çeki uzatarak “Umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın.” der. Ertesi gün, bir arkadaşı sporcuya “Geçen gün senden paranı alan kadın bir sahtekarmış, herkese aynı numarayı yapıp onları dolandırıyormuş” deyince, sporcu buna sevinip “Yani ölümü beklenen bir bebek yok mu? İşte bu son zamanlarda duyduğum en iyi haber!” der.

1 değil 4 bin yıldır var:

Aslında, yazıyı bulduğumuzdan beri hedonizmden bahsediyoruz. Gılgamış Destanı’ndaki Sümer tanrıçası Sidur bile, M.Ö. 2100’den bize seslenip “Karnını doyur, gününü gün et, gece gündüz müzik yapıp mutlu ol” diyor!