igaranti

Yaptığın spor gerçekten işe yarıyor mu?


8 Mart 2017

Ayaklarında adım atacak derman kalmadı, o karın yana yana yangın yerine döndü, üstelik deli gibi de terliyorsun… Peki değdi mi gerçekten?

Fitness’ın 1001 yeni çeşidinin olduğu, çok enteresan kas yapma yöntemlerinin kullanıldığı, hangi makinenin ne işe yaradığından çok da emin olamadığımız bir çağdayız. Hızlı yaşadığın için, vücudunda istediğin dönüşümü beklediğin süre içinde göremediğinde kapıyı vurup çıkasın geliyor.

Halbuki bu bir sihirli değnek işi değil. Ayrıca, bazen tüm değişiklikleri aynada görmen de mümkün değil. Ne hareketleri yarım yamalak yapıp egzersizi oldu bittiye getirmeli, ne de kısa sürede küsüp kaçmalı.

 

İşte yaptığın sporun gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamanı sağlayacak 5 kilit soru:

1- Vücudunu zorladığını hissediyor musun? (çok değil, biraz!)

Hisset. Çünkü hissetmelisin, bu iyi bir şey.

Nabzın yükselmeli, terlemelisin. Tüm bunlar sağlıklı bir değişimin ve gelişimin habercisi. Egzersizin seni ne kadar zorlarsa tüm bu fiziksel reaksiyonlar da vücudunda o kadar uzun süre kalır. Bu da vücudunu o kadar uzun rahatsız eder. Bu rahatsızlık, iyileşme sürecini uzatır. İyileşme sürecinin uzaması da vücudunun daha çok enerji üretmesi demektir. Daha çok enerji üretmen de yaptığınız egzersizden daha iyi sonuçlar almanı sağlar.

İşte domino etkisi gibi domino etkisi!

İki önemli bilgi: 1 saatlik bir egzersizin sonunda 0,8 ile 1,4 litre arasında sıvı kaybedersin. Ayrıca, verimli bir egzersizde, egzersiz boyunca kalp ritmin, maksimum kalp ritminin yüzde 80 ile 90?ı arasında seyretmeli. (Maksimum kalp ritmini şu formülle bulabilirsin: 206.9 ? (0.67 x yaşın). Yani 24 yaşındaysan, maksimum kalp ritmin yaklaşık 191 olmalı.

2- Egzersizinin kalitesine dikkat ediyor musun?

Et! Bazen 20 dakika içinde, spor salonunda geçireceğin 2 saatten çok daha etkili bir egzersiz yapabilirsin. Önemli olan spor yaparken harcadığın vakit değil, o sporun türü ve o sporu nasıl yaptığın.

Bu da önemli: Bazen, yorulmak için çok uzun süre spor yapmış olmana gerek yok. Kısa da sürmüş olsa, yaptığın egzersizden sonra yaklaşık 2 saat boyunca kaslarının hala şiş olduğunu hissediyorsan doğru yoldasın.

3- Bebek gibi mi uyuyorsun?

Spor ve uyku düzeni birbiriyle çok ilintili. Spor yapıp güç harcadıkça vücut rahatlayıp yorgun düşüyor. Bu durum enerji ihtiyacını açığa çıkardığından uykular baldan tatlı hale geliyor. Uykunun hem kalitesi artıyor hem de düzeni ideal bir noktaya ulaşıyor.

Ve işte bir domino etkisi daha: Tüm bu faktörler, daha çok kalori yakmana ve kilo kaybetmene olanak tanıyor. Hepsinden güzeli, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına yardım edip seni daha güçlü ve sağlıklı biri yapıyor.

Bir tavsiyemiz var: Günde en az 7 saat uyumalısın. 5-6 saat uyuyor ve kendini enerjik hissediyor dahi olsan bu süreyi 7 saate çıkarmaya çalış. Çünkü, 7 saatin altındaki uyku süresi, vücudunun iyileşme ve toparlanma sürecini yavaşlatıp günlük performansını düşürecektir.

4- Egzersizlerin aralıklı mı?

Aralıklar halinde yapılan tüm egzersizler standart versiyonlarına göre daha etkili. HIIT ismiyle de bilinen, kısa süren ama çok yoğun bir egzersiz (örneğin 2 dakika boyunca durmadan zıplamak), enerjinin yüzde 100’ünü alıyor ama peşinden gelen kısa süreli dinlenmede hemen iyileşip bir sonraki egzersize hazırlanmış oluyorsun. Bu teknik, nabzını yüksek tutuyor ve kısa süre içinde daha çok kalori yakmanı sağlıyor.

Küçük bir öneri: Eğer antrenmanı kısa sürede bitirip kas üretimini sürdürmek istersen, dinlenme sürelerini her hafta 5 ile 10 saniye arasında azaltarak programına devam edebilirsin.

5- Birden fazla türde sporu aynı anda yapıp kendi stilini yaratıyor musun?

Evet mi? E, harika yapıyorsun! Çeşit her şeyde olduğu gibi sporda da iyidir; gelişimin anahtarıdır. Sabah kürek çekip öğleden sonra Latin dansları kursuna gidiyorsun mesela, şahane şahane!

Tek önerimiz, tüm bunları belli bir düzende ve sürekliliği koruyarak yapman. Buna dikkat ettiğin müddetçe her çiçekten bal almaya gönül rahatlığıyla devam edebilirsin.

İyi sporlar!