igaranti

İklim değişikliğini önlemeye yardım edecek, herkesin atabileceği basit adımlar


23 Ocak 2017

Atmosferdeki karbondioksit seviyesinin 400 ppm‘e ulaşmasını biz istemedik. Kıyı şehirlerinde su baskınları olmasını da. Hele adaların bir bir ortadan kaybolmasını hiç istemedik. Bundan birkaç yüzyıl sonra İstanbul su altında kalacaksa eğer, onu da istemiyoruz. Fakat bunların hepsine biz sebep olduk. O zaman bu konuyla ilgili bir şeyler yapmanın tam zamanı!

.

Muazzam çöp üretim seviyemiz, katı atık sahalarımız, doğaya zarar veren kimyasallarımız ve egzoz gazlarımızla sahip olduğumuz tek planeti yavaş yavaş zehirliyoruz. İklim değişikliği bir kabus gibi üzerimize çökmekte. Peki bu felaketi engellemenin bir yolu yok mu? “Herkes kapısının önünü süpürse…” gerçekten, değişmez mi bir şeyler?

Bizce, dünyadaki önemli karar alma mekanizmalarının temiz enerjiye ne kadar yatırım yaptığı hakkında bir söz hakkımız olmasa da, kendi karbon ayak izimizi kontrol edebiliriz. Eğer aşağıdaki basit adımları kendi hayatlarımızda uygular ve etrafımızdakileri de buna katılmaya ikna edebilirsek, dünyayı daha yaşanabilecek hale getirebiliriz:

1- Çöp miktarımızı azaltmalıyız.

Çöp yalnızca alan kaplamıyor, aynı zamanda sera gazı da yayıyor. Katı atık sahalarına dökülen tüm o çöpler, metan gazı üreterek atmosferi karbondioksitten bile daha çok ısıtıyor. Eğer daha çok geri dönüştürür, atıklarımızın bir kısmını gübreye çevirebilir ve atacağımız şeyleri satın almazsak karbon ayak izimizi de azaltabiliriz. İşe plastik poşet yerine bez çanta kullanarak başlayabiliriz!

2- Daha çok yerel ürün tüketmeliyiz.

Uzak diyarlardan gelen ürünler satın aldığımızda, o ürünlerin kat ettiği yolu da hesaba katmalıyız. Her biri birer uçakla ya da yakıt tüketen başka bir araçla kapımıza ulaşıyor. Yakınımızca çarşı pazar olmayabilir ama eğer varsa ve lokal ürünler satıyorlarsa, tercihimizi hep onlardan yana kullanmamız kendimiz ve dünyamız için atabileceğimiz en doğru adım olacak. Aynı zamanda, büyük ihtimalle paranın fazlası da cebimize kalacak.

3- Yediklerimize dikkat etmeliyiz.

Yediklerimiz, karbon ayak izimizi etkiliyor. Rakamlara göre, çok fazla etçil beslenenler, vegan ve vejetaryenlere göre iki kat fazla karbon ayak izi üretiyor. Bunun nedeni de, etin endüstriyel bir ürüne dönüşmüş olması ve bu endüstrideki enerji girdisi ve çıktısının dengesizliği.

4- Kullanmıyorsak söndürmeli, klima yerine pencereleri açmalıyız.

Anne babamız “ışıkları söndür” derken çok haklıydı. Bu galiba en basit öneri: kullanmadığınız ışıkları sön-dür. Ah bir de, klima çalıştırmak yerine pencere çözüm olabiliyorsa ne ala, aç ardına kadar!

5- Alternatif ulaşım yollarını kullanmalıyız.

Bisiklete binmeyi kim sevmez? O zaman neden bisikleti ulaşım aracına dönüştürmüyoruz? Veya, araba ya da taksi kullanmak yerine neden otobüs, vapur, metro gibi toplu taşıma araçlarıyla seyahat etmiyoruz?

*

Tüm bu adımları bugünden itibaren atmaya başlamamak için hiçbir bahanemiz olmamalı. İstediğimiz tarzda bir yaşamı ancak ve ancak bireysel olarak attığımız adımlarla garantileyebiliriz.